Ayşe Kulin'den Distopik Bir Roman: Tutsak Güneş

Ayşe Kulin yıllardır beğenerek okuduğum bir yazar. Distopik bir roman yazdığını duyunca, çıkar çıkmaz gidip almıştım ama aylarca elimde sürünen kitaplardan oldu Tutsak Güneş. Zira bana göre Kulin, bu kez nerede eski Ayşe Kulin romanları dedirtecek ve eski kitaplarındaki tadı aratacak türden bir roman sunmuş okurlarına.

tutsak-gunes-ayse-kulin
Tutsak Güneş, Ayşe Kulin, Everest Yayınları, 440 s., 1. Basım, İstanbul, Ekim 2015, 24 TL

Tutsak Güneş'i yazmayı Gezi Parkı olayları sırasında düşünmüş Ayşe Kulin. Bir nevi dolup dolup kağıda kusmuş içindeki öfkeyi ve insanların da uyanmalarını istemiş. Zaten ilk bölümün başında da Antoine de Saint-Exupéry'den şu alıntıyı paylaşmış: "Uykularından uyandıramadığımız ne çok insan var." Ayşe Arman'a verdiği röportajda da şunları söylüyor:
"Amacım; baskı rejimlerinin uzun vadede kesinlikle insanları mutlu edemeyeceğini ve insanın doğası gereği bir gün mutlaka özgürlüğüne kavuşacağını göstermek."
Distopik bir roman demiştim. Bilmeyenler için, distopya; tasarlanmış, ideal olan, ütopik bir toplumun anti tezi olarak tanımlanmakta ve bu toplum otoriter bir devlet modeli ya da benzer bir başka baskıcı sistem altında karakterize edilmekte.

Distopik romanlara örnekler: Hayvan Çiftliği (George Orwell), Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (George Orwell) , Cesur Yeni Dünya (Aldous Huxley), Fahrenheit 451 (Ray Bradbury), Açlık Oyunları (Suzanne Collins).

Yalın'ın şarkısında da dediği gibi, "Bu nasıl bir cumhuriyet, bu nasıl bir hakimiyet ben anlamadım... ". 

Roman, Türkiye'ye fazlasıyla benzeyen Ramanis Cumhuriyeti'nde geçiyor. Bu ülke, kadınların ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüğü, dövüldüğü, çok çocuk doğurmaları beklenen, özgürlüklerin olmadığı, medyanın insanları uyuttuğu, torpilsiz bir yerlere gelinemeyen, fazlasıyla baskıcı, yönetimin babadan oğula geçtiği bir rejimle yönetilmekte. Bir de bu ülkenin üzerine karabasan gibi çöken ve Güneş'i kapatan bir gökcisim var. Başkahramanımız Yuna ise bir bilim kadını, sorumlu olduğu bölümün başkanı ve boşanmış bir profesör. Oğlu ise İstihbarat Bakanlığı'na bağlı Gizli Servis'te, üst mevkilerde çalışan biri. İşte böyle bir dünyada roman, Yuna ekseninde baskı rejimine karşı bir uyanış hikâyesini anlatıyor ve romanın sonu da içinde geçtiği dünya gibi karamsar ve oldukça kötü... Daha doğrusu Kulin, okuyucuya bir nevi "harekete geçmezsen bak neler olur"un mesajını vermek istemiş.



Kitaptan çok fazla "spoiler" vermek istemiyorum ama Kulin'in yarattığı distopya fazlasıyla karamsar ve insana okurken bu kadar da olmaz dedirtiyor. Aslında heyecan ve fütüristik doz biraz daha artsa daha iyi olabilirmiş. En beğenmediğim yanlardan biri de; aman şu toplumsal yaraya da değineyim, bunu da atlamayayım derken çorbaya dönmüş, fazlasıyla feminist ve neredeyse zorlama bir roman çıkmış ortaya. Kadına şiddet, doğanın tahribatı, özgür basın, polis gücü, seyahat özgürlüğü, kitap okuma, internete erişim yasakları, sınıf farkı, kadın-erkek eşitsizliği romanın okura mesaj verdiği başlıca konular arasında.

Kitaptan, günümüz Türkiye'sine benzer bazı sahneler

"Uluhanımız'ın algı operasyonu ustası olduğu halk arasında bilinir, sık konuşulurdu." s.31
"Beşinci çocuğunu doğuranlara som altından Uluhan Yıldızı ve yüklü miktarda para veriliyordu." s.25
"Bunca yaşamsal önemi olan bir dertle uğraşadururken, internet yasağıymış, ifade özgürlüğüymüş, kılık kıyafet yasalarıymış gibi ayrıntılara aldırmıyor, en temel ihtiyaçlarımızı karşılamaya çalışıyorduk." s.19
"Dayanışma yürüyüşü. Kadınlar, evvelsi gün öldürülen Nila için yürüyecekler." s.260
Benim garibime gidense, kitaptaki kahramanlara Yuna, Tamur, Arike gibi isimler vermiş Kulin. Roman distopik olunca illa isimlerin de böyle uydurmasyon olması gerekmiyor bana göre. 3000 yılında yaşayan Ayşe, Fatma olamaz mı misal? Arike deyince daha mı esrarengiz oluyor... Belki de çoğu okuyucu bu durumu beğenmiştir ama şahsen bana komik geldi.

Sonuçta, Tutsak Güneş, Ayşe Kulin'den hiç beklemediğim ama benim beğendiğim bir türde yazılmış distopik bir roman olsa da beklentilerimi karşılayamadı. Hızlı okunuyor ama yer yer tempo fazlasıyla düşüyor; bittiğinde de okuyucu distopik bir roman okuduğu hissine kapılamıyor. 

Ayşe Kulin'den Distopik Bir Roman: Tutsak Güneş Ayşe Kulin'den Distopik Bir Roman: Tutsak Güneş Reviewed by Güven Turan on 02:17 Rating: 5

Hiç yorum yok: